Tanımlar 4: İnsana Yakışır İş // Definitions 4: Decent Work

Bu yılın başında, insana yakışır iş hakkında yazmıştım (burada). Sonra kavramı daha çok inceledim, tezimde bunun üzerine bir bölüm yazdım ve şimdi konuyu çok daha iyi biliyorum. O ilk gönderi biraz genel içerikliydi ve şimdi ise daha ayrıntılı anlatmak istiyorum çünkü bence hepimizin bu konuda daha iyi bilgi sahibi olması gerekiyor.

Earlier this year, I wrote about decent work (in Turkish). Then I studied the concept more, wrote a chapter on it in my thesis and I know it better now. That first post was a bit generic and now I’ll tell you more because we all need to be better educated about it.


Bir kavram olarak insana yakışır iş ilk kez 1999 yılında ILO tarafından tanıtıldı. Temelde, 1970’lerden sonra neoliberal politikaların ve liberalleşmenin yol açtığı yapısal değişim ve eşitsizliklere bir çözüm olarak oluşturuldu. Kısaca tanımı şöyledir:

İnsana yakışır iş, herkesin verimli ve adil bir gelir, işyerinde güvenlik ve aileler için sosyal koruma sağlayan, kişisel gelişim ve sosyal entegrasyon için daha iyi beklentiler sağlayan iş bulma fırsatları anlamına gelir. İşyerinde tüm kadınlara ve erkeklere eşit fırsatlar tanınması da önemlidir.

Decent work, as a concept, was first introduced in 1999 by ILO. It was basically created as a solution to the structural changes and inequalities caused by neoliberal policies and liberalization after 1970’s. It’s defined as:

Decent work means opportunities for every-one to get work that is productive and delivers a fair income, security in the workplace and social protection for families, better prospects for personal development and social integration. It is also important that all women and men are given equal opportuni-ties in the workplace.


İnsana yakışır işin 4 ayağı vardır: istihdam, sosyal koruma, sosyal diyalog ve işte temel haklar. Hepsini sırayla inceleyelim.

There are 4 pillars of decent work: employment, social protection, social dialogue and fundamental rights at work. Let’s dive more into all of them.

Photo by Canva Studio on Pexels.com

İstihdam

ILO raporu istihdamla ilgili olarak işlerin kalitesinin ve iş sayısının birbirine bağlı olduğunun altını çizdi. Bu nedenle, mevcut işlerin sayısını artırırken işlerin kalitesini (hem yeni hem de mevcut işler) artırmak önemlidir.

Unutulmaması gereken bir nokta, insana yakışır işin yalnızca ücretli işi içermediğidir. İnsana yakışır iş gündemi, kayıt dışı ekonomiyi azaltmayı veya en azından buradaki sosyal hakları iyileştirmeyi de hedefliyor (kulağa çelişkili gelmiyor değil). Dahası, insana yakışır iş, gönüllü çalışma ve bakım işini de içerir. 1999 Raporunu oluşturan ekibin bir parçası olan Guy Standing, 2008 tarihli bir makalede bundan bahsetmişti.

Employment

By employment, ILO report underlined the fact that the quality of jobs and the number of jobs are conjoined. So it’s important to increase the quality of jobs (both new and already existing jobs) while increasing the number of jobs available.

One thing to note is that decency at work doesn’t include only paid work. Decent work agenda aims to decrease informal economy or at least improve the social rights there (sounds like an oxymoron tbh). More to that, decent work includes volunteer work, and care work. Guy Standing, who was a part of the team that created the 1999 Report, mentioned this in a 2008 article. They formed the term as “decent work” not as “decent labour” as the former one has a broader scope.


Sosyal Koruma ve Güvenlik

Kötü günler için sosyal koruma gereklidir. İnsanların gelecekte bir kaza / hastalık vb. yaşarlarsa ekonomik ve sosyal yaşam düzeylerini sürdürebilmeleri için bir tür güvenlik ağına sahip olmaları gerekir. Çalışıyorlar ya da ailede çalışan biri var, bu sebeple sosyal koruma onların kazanacağı bir hak.

Sosyal koruma, toplumdaki en dezavantajlı kişileri koruduğu için yoksullukla mücadeleye yardımcı olur. ILO’nun yoksullukla mücadele ve sosyal adalet yaratma misyonu vardır, bu nedenle İnsana Yakışır İş Gündemi ile bu hedefe vurgu yaparlar. Burada da işler güvenli ve kaliteli olmalıdır. Aksi takdirde, istihdam daha fazla sosyal adaletsizlik sorununa ve ortadan kaldırılmasına neden olabilir.

2001 yılında sosyal koruma, ILO tarafından temel bir insan hakkı ve sosyal uyumu ve insan onurunu korumanın bir yolu olarak gösterildi.

Social Protection

Social protection is necessary for rainy days. People should have some sort of security net so that they can maintain their level of living economically and socially if they have an accident/disease etc in the future. They work, or have someone in the family that works so social protection is a right that they earn.

Social protection helps the struggle against poverty since it protects the most disadvantaged people in the community. ILO has that mission to fight against poverty and create social justice so they put an emphasis on this target with the Decent Work Agenda. Here again, the jobs should be secure and quality. Otherwise, employment might result in more social injustice issues and eradication.

In 2001, social protection is pointed as a basic human right by ILO and as a means to protect social harmony and human dignity.

Photo by Vlada Karpovich on Pexels.com

Sosyal Diyalog

Sosyal diyalog, çalışanlar ve işverenler arasında çalışma hakkında her türlü tartışmayı, anlaşmayı ve politika oluşturmayı içerir. Çalışanların fikirlerini tüm dürüstlükle ifade etmelerini ve karar alma süreçlerine doğrudan katılmalarını sağlar. Toplu pazarlık, sosyal diyaloğun iyi bilinen bir örneğidir.

Sosyal diyaloğa ne kadar çok insan dahil olursa, politika oluşturma süreçleri o kadar kapsayıcı ve demokratik hale gelir. Böylelikle bu politikalar daha verimli bir şekilde uygulanabilir. Daha fazla sosyal uyum ve kesinlikle daha az sosyal çatışma olur.

Örgütlenme hakkı, sosyal diyalog için yasal olarak korunan bir haktır. Böylece işçiler (işverenler vb.) biraraya gelip ortak şikayet ve dileklerini anlatabilirler. Örgütlenme hakkına ilişkin 3 ILO sözleşmesi vardır:

  • Örgütlenme Hakkı (Tarım) Sözleşmesi, 1921 (No. 11)
  • Örgütlenme Özgürlüğü ve Sözleşme Düzenleme Hakkının Korunması, 1948 (No. 87)
  • Organizasyon ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi, 1949 (No. 98)

Social Dialogue

Social dialogue includes all sorts of discussions, treaties, and policy making about work between employees and employers. It enables workers to express their opinions in all honesty and directly participate in decision making processes. Collective bargaining is one well-known example of social dialogue.

The more people are involved in social dialogue, the more inclusive and democratic the policy making processes become. This way, these policies can be applied with more efficiency. There can be more social harmony and definitely less social conflicts.

Freedom of organization is a legally protected right for social dialogue. So workers (an employers etc) can get together and tell their common complaints and wishes. There are 3 ILO conventions about the freedom of organization:

  • Right of Association (Agriculture) Convention, 1921 (No. 11)
  • Freedom of Association and Protection of the Right to Organise Convention, 1948 (No. 87)
  • Right to Organise and Collective Bargaining Convention, 1949 (No. 98)

Çalışma Yaşamına İlişkin Temel Haklar

İşyerinde haklarla ilgili en kapsamlı metin muhtemelen “ILO İş Yerinde Temel İlkeler ve Haklar Bildirgesi” dir (1998). Bununla birlikte ILO, tüm katılımcı ülkeleri çocuk işçiliğini ve zorla çalıştırmayı ortadan kaldırmaya, örgütlenme hakkını vermeye ve belirli bir ülkenin onayladığı sözleşmelere bakılmaksızın işyerinde her türlü ayrımcılığı önlemeye zorladı.

1998’den önce, bu konular 1995’te Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi’nde ve 1996’da Dünya Ticaret Örgütü tarafından ele alındı. Bu öncü metinlerin / bildirilerin ardından kapsam 1999’da genişletildi. Yaşamın bir parçası olarak işyerinde de insan haklarına öncelik verilmesi gerekiyordu. Bunun vurgulanması özellikle önemlidir.

Fundamental Rights at Work

The most extensive text on rights at work is probably the “ILO Declaration on Fundamental Principles and Rights at Work” (1998). With this, ILO forced all participating countries to eradicate child labour and forced labour, to grant the right of organization and prevent all kinds of discrimination at workplace regardless of the conventions that a particular country ratified.

Before 1998, these issues were addressed in 1995 World Summit for Social Development and by World Trade Organization in 1996. After these pioneering texts/declarations, the scope was extended in 1999. As a part of life, human rights were supposed to be prioritised at workplace too. It’s especially important that this was highlighted.


Bu hafta insana yakışır işi oluşturan 4 temel ögeden bahsetmek istedim sizlere. Yazı hakkındaki düşüncelerinizi, insana yakışır iş hakkındaki fikirlerinizi lütfen paylaşın. Gelecek hafta yine insana yakışır işten bahsedeceğim ve neden önemli olduğunu, ekonomik açıdan neler getirdiğini birlikte düşüneceğiz.

Bu serinin diğer yazılarını aşağıda bulabilirsiniz:


I wanted to tell you about the 4 pillars of decent work for this second post on it. Let me know what you think about this concept and my take on it, and what is your general opinion about the concept as well. Next week, we’ll continue with why decent work matters and how it’s related to economics.

If you’d like to see other posts of this series:

  • Definitions 1: Forced Labour
etikmi.com

Follow on IG

More on the Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s