Satın Alma(ma) Hiyerarşisi ve Alternatifler

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini duymuş olanlarınız vardır. Hayatta kalmak için nelere hangi önem sırasında ihtiyacımız olduğunu gösteren bir piramittir, şuradan ulaşabilirsiniz. Satın alma, bence almama, hiyerarşisi de buradan ilhamla daha az tüketmek için ne gibi alternatif yollar deneyebileceğimizi gösteren bir piramit.

1- Sahip olduklarınızı kullanın.

Evet içinde yaşadığımız çağ bizi sürekli satın almaya, biriktirmeye, trendleri ve üst versiyonları takip etmeye yönlendiriyor. Ekonomik sistem basitçe bizim sürekli sürekli tüketmemize dayanıyor. Oysa bunun sürdürülebilir bir şey olmadığını nihayet fark etmeye başladık. Aslında ihtiyacınız olduğunu sandığınız birçok şeye zaten sahipsiniz. Beğendiğiniz, trend bulduğunuz kıyafetlerin benzerleri dolabınızda unutulmuş bir köşede yeniden keşfedilmeyi bekliyor. Sadece biraz daha dikkatli bakmanız yeterli.

2- Ödünç alın.

Eğer ki sürekli ihtiyacınız olacak bir şey değilse, bir kere kullanınca işinize yaramayacaksa ödünç almak en mantıklı yöntem. Hem bütçe açısından faydalı hem de kullanılabilecek durumdaki bir şeyi atıl bırakmamak açısından akılcı. Yakınlarınızdan arkadaşlarınızdan rica edebileceğiniz gibi profesyonel olarak kıyafet vs kiralayabileceğiniz yerler de var. Böylelikle çok daha az harcayarak çok daha özel parçalar bulmak da mümkün.

Photo by Retha Ferguson on Pexels.com

3- Takas edin.

Ödünç almaya daha uzun süre ihtiyaç duyacağınız tüketim ürünleri için bir alternatif. Dolabınıza bir tazelik katarken bir başkasına da aynı şeyi yaşama fırsatı sunmuş oluyorsunuz. Bu takasları arkadaşlarınızla eğlenceli bir aktiviteye dönüştürebilir ya da takas amaçlı düzenlenen başka bir etkinlikte yeni insanlar tanıyabilirsiniz. Birinin hayatında anlamı olan bir kıyafetin sizin hayatınızda başka deneyimlere eşlik etmesi ne kadar keyifli olur değil mi?

4- İkinci el alışverişe yönelin.

İnsanlar bu konuda biraz önyargılı olabiliyor ancak ikinci el ille de elden düşmüş, yırtık pırtık eşyalar almak anlamına gelmiyor. Özellikle moda açısından öyle bile olsa biraz yaratıcılıkla çok eğlenceli parçalar yaratmak mümkün! Bizde daha çok çevrimiçi platformlar ya da küçük butikler üzerinden giden bu yöntem aslında çok hesaplı ve eğlenceli bir alışveriş şekli. Artık trend olarak görülen vintage mağazalarındansa (her trend kendi aşırılıklarını getirir unutmayalım) çevrenizde yapılan ikinci el pazarlarını ziyaret edebilirsiniz. Planlı olarak aradığınızda asla bulamayacağınız çok ilginç ve özel parçalar bulmanın keyfini bir kere tadarsanız müptela olmanız olası.

Photo by Adonyi Gu00e1bor on Pexels.com

5- Kendiniz yapın.

Giderek daha fazla sayıda insan evlerinde kendi kozmetik ve temizlik ürünlerini yapıyor. Bunun için çok basit geleneksel yöntemleri ya da interneti kullanmak yeterli. Tamam da kıyafet aynı şey mi derseniz yani çok da farklı değil derim. Bunun için de internetten yararlanabilir, aslında o kadar zor olmadığını görürsünüz. Ayrıca kendin yap derken ince işçilik gerektiren hassas kumaşlı şeyleri kastetmiyorum. Belki tamir, boyama, yama gibi işlemleri bu kapsamda değerlendirebiliriz. Mesela boyu uzun gelen bir t-shirtü basitçe kesip kendinize uygun hale getirebilir, artan kumaşı da temizlik için kullanabilirsiniz. Bu sayede yeni hobiler edinebilir, evdekilere de bu maceraya dahil edebilirsiniz.

6- Satın alın.

Her yöntemi denediniz, aradınız taradınız yine de olmadı. Yeni bir şey satın almak artık son çareniz. Bu hiyerarşideki temel amaç da bu adımı olabildiğince geciktirmek. Böylece daha az talep oluşturup daha az tüketeceksiniz. Satın alırken de markanın sürdürülebilirlik meselesine ne kadar önem verdiğine bakmanızı, uzun ömürlü ve kaliteli ürünlere yönelmenizi tavsiye ederim. Bir kere aldıktan sonra da o ürüne iyi bakın, işinize yaramadığı zaman yukarıdaki adımları tekrarlayarak yeniden kullanılabilmesini sağlayın.

Bu kadar şeyi düşünmeye vaktim ya da enerjim yok diye düşünmeyin, gözünüz korkmasın. Burada önemli olan bir yerden başlamak, biraz daha düşünceli ve akılcı tüketim alışkanlıkları kazanma çabasında olmak. Herkesin her şeyi yapmasına değil, herkesin bir şeyler yapmasına ihtiyacımız var ve gerçekten fark yaratacak olan bu.

*Öne çıkan görsel Sarah Lazarovic’in, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Piramidi’nden yola çıkarak hazırladığı görsele dayanır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s