En Sürdürülebilir Olmayan Kumaşlar Nelerdir?

Modada sürdürülebilirliği dert edenlerin , aslında genel olarak çevreye daha saygılı yaşama çabasındaki herkesin bir noktada ilgileneceği bir mesele de kıyafetlerimizin ve kullandığımız tekstil ürünlerinin neden üretildiği. Bu yazın hava alan, kışın sıcak tutacak bir şey aramanın ötesinde bir mesele. Hem ekosistem hem de bizim sağlığımız açısından önemli, sonuçta cilt vücudumuzdaki en büyük organ. Farkında olmadan onu kanserojen etkili ilaçlarla yetiştirilmiş plastik kıyafetlere maruz bırakmak kötü. Ayrıca üretiminde doğanın ve başka canlıların zarar görüp görmediğini bilmek, biz kullandıktan sonra o kıyafetin/tekstil ürünlerinin doğaya nasıl döneceğini düşünmek gerekir.

1- Polyester

Polyester petrol bazlı sentetik bir materyaldir. Bugün bildiğimiz kullandığımız polyester yolculuğuna ilk olarak 1926’larda terilen olarak başladı. 1941’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik Devletler’in paraşüt gibi savaş malzemelerinde kullanabilecekleri bir materyale ihtiyaç duymasıyla John Rex Whinfield ve James Tennant Dickson gibi İngiliz bilim insanları tarafından geliştirildi ve yepyeni bir pazara açıldı. Bu dönemin ardından “Günlerce kırışmadan şık görünür” sloganıyla 1970’lerde tekstilde iyice yaygınlaştı. Polyester’in tekstil sektöründe çok yaygın kullanılmasının başlıca sebeplerinden biri maliyetinin azlığı kadar bu kırışmama ve dayanıklılık özellikleri. Ayrıca şekil vermesi ve boyanması kolay, hafif, bakımı çabasız ve evde yıkanıp kolayca kurutulabilir. Peki bu iyi yanlarına rağmen neden polyester sürdürülebilir olmayanlar sınıfında?

Öncelikle polyester en basit tanımıyla plastiktir ve doğada yok olma gibi bir özelliği yoktur. Polyesterin en kötü taraflarından biri -naylon, akrilik vb- gibi sentetik materyallerin hep sebep olduğu mikroplastik üretme sorunu. Mikroplastik, yıkama esnasında -aslında dışarıda yürürken bile dökülür- bu kumaşlardan suya karışan milimetrelerle ölçülebilecek plastik lifleridir. Yıkama suyuna ve oradan okyanuslara kadar ulaşır ve plastik kirliliğine eklenir. Öte yandan polyester termoplastiktir ve eritilip yeniden kullanılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta polyesterin başka materyallerle karıştırılıp karıştırılmaması. Yaygın uygulamalardan biri daha hava alan bir ürün yaratmak için -bir de statik özelliğini azaltmak için- polyesterin pamuk gibi daha doğal kumaşlarla karıştırılması. Bu durumda polyesterin yeniden kullanım niteliği ne yazık ki azalıyor ve aslında daha az sürdürülebilir hale geliyor. Günümüzde en büyük polyester ihracatçısı Çin’dir. Sürdürülebilirliği bütünsel ele alırsak Çin ve Asya’daki emek piyasasının durumu üzerine de ayrıca düşünmek gerekir.

Photo by Lisa Fotios on Pexels.com

2- Akrilik

Polyester üretiminde de yer almış olan DuPont Corporation -başka sentetik kumaşların üretiminde de adını duymanız çok olası- 1941’de ilk akrilik liflerini üretti ve yaygın şekilde kullanımı 1950’lerde başladı. Akrilik lifleri akrilonitril polimerinden üretilir, o da petrol ya da kömür bazlı kimyasalların çeşitli monomerlerle reaksiyona sokularak yapılır. Akrilik, özellikle ısı tutma özelliği olması gereken kıyafetlerde çok kullanılır: spor giyimden, kışlık şapka ve eldivenlere kadar. Zaten yün ve kaşmire benzeyen bu uygun fiyatlı alternatifi örgü iplerinde görmek de mümkündür. Akrilik aynı zamanda kostümlerde, halı ve mobilya kaplamaları gibi ev ürünlerinde de kullanılır.

Ancak akrilik alev alabilme yönünden çok risklidir. Ayrıca zehirli ve kanserojen etkileri de olduğu konusunda tartışmalar vardır. Bu gibi tereddütler 1970’lerde çevreci hareketin akrilik karşısında olumsuz bir konum almasına sebep olmuştur ve ABD’de popülerliği düşmüştür. Sonra Asya ve Afrika pazarlarına açılmayla oralarda yayılmış, en büyük akrilik tedarikçileri bugün bu kıtalarda bulunmaktadır. Doğada yok olma gibi bir özelliği olmamasının yanında -çünkü plastik- üretiminde çalışan işçilere ve fabrika çevresindeki doğal yaşama da de zarar verir.

Akrilikten üretilmiş kıyafetleri çok sıcak -eriyebilir- ya da çok soğuk suda yıkamamak gerekir, mümkün olduğunca da benzer renklerle birlikte -renk alabilir- yıkamalısınız. Açıkçası benim için sadece bakım konusunda gerektirdikleriyle hiç de sürdürülebilir değil. Fosil yakıtlar kullanılarak üretilen bir materyalin en iyi çaba ve niyetlerle bile sürdürülebilir olması mümkün görünmüyor bana. Bir de tabi hangi ülke pazarlarında daha yüksek talep gördüğüne de dikkat etmek lazım. Seçme şansı olanların seçmediği, ucuz maliyeti yüzünden birilerinin mecburen -olumsuz etkilerini muhtemelen hiç bilmeden- kullandığı bir kumaştan bahsediyorsak bu mesele bambaşka sınıfsal bir boyuta da sahip. Üretenler için de kullananlar için de ciddi zararlar yaratıyor. Bir başka önemli mesele de yine mikroplastikler. Aşağıda gördüğünüz gibi polyesterden çok daha fazla mikroplastik üretiyor akrilik.

Polyester, akrilik ve karışımlı kumaşların yıkama başına mikroplastik salınımları

3- Geleneksel Pamuk

Seçim yaparken neden üretilmiş diye baktınız ve %100 pamuk görünce içiniz rahatladı. Ya da %95 gördünüz ve olsun baya iyi en azından doğal dediniz. Neticede polyester, akrilik ya da naylon gibi sentetik bir kumaş değil. Evet en azından içinde nefes alınabilir bir materyal pamuk, bu yüzden t-shirt ve kotlarda çok yaygın bir şekilde kullanılıyor. Ama sahiden ne kadar sürdürülebilir pamuk?

Yetiştirilirken çok fazla su harcandığını bir yerlerde görmüş duymuş olabilirsiniz. WWF’e göre dünya genelinde 250 milyon kişi pamuk üretiminde çalışıyor ve bir tane pamuklu t-shirt ile kot pantolon için yaklaşık 20,000 lt su tüketiliyor. Yani bir günlük “basic look” yaratmanın maliyeti 100 günde içeceğiniz sudan fazla. Arzu Kaprol bile anlatmıştı bunu. Bunun yanında geleneksel pamuk üretilirken çok fazla pestisit ve insektisit –tüm dünyada kullanılanın %16’sı– kullanılıyor, 1 ton pamuk lifi 1,8 ton karbondioksit üretiyor. Diğer bütün kumaşlar için düşünülmesi gereken boyama adımı var bir de. Tekstilde kullanılan boyalar da doğal içerikli değillerse kirliliğe katkı yapıyorlar. Doğrudan kullanılan suyun yanında su kaynakları ve toprak boyama işleminden de zarar görüyor. Dünya genelinde her sene binlerce kişinin geleneksel pamuk üretiminde kullanılan kimyasallara maruz kaldığı için kanser, zehirlenme ya da düşük sebebiyle hayatını kaybettiği, birçoğunun da astım gibi hastalıklara yakalandığı tahmin ediliyor.

Photo by Magda Ehlers on Pexels.com

Günümüzde bütün bu olumsuzluklara alternatif olarak organik pamuk sunuluyor. Evet kimyasal kullanmadan, yarı yarıya daha az karbondioksit maliyetli üretiliyor. Çalışma şartları bakımından da adil ticaret ve organik tarım denetlemeleri sebebiyle daha iyi bir düzen yaratma potansiyelleri yüksek. Ancak sadece organik pamuk tercih etmekle iş bitmiyor ki şu an tüm pamuk üretimi içinde sadece %1 gibi bir oranda organik ve şunun altını çizmek gerek: sürdürülebilirlik çok katmanlı bir mesele. Yani çok adımlı tedarik zincirlerine sahip hızlı moda markalarından bahsediyorsak hangi kumaşı kullanırlarsa kullansınlar sürdürülebilirlikten bahsetmek zor. Bir taraftan çalışanların temel haklarına sahip olmadığı, aldığı ücretle sağlıklı ve onurlu bir yaşam süremediği, her an yıkılabilecek atölyelerde çalıştığı bir marka için başka bir atölyede pamuk organik üretse de genel toplamda pek bir anlam ifade etmeyecektir. Aslında yaptıkları olumlu bir katkı yapmaktan çok avantaj sağlamak olabilir. Etiketleri incelerken, etiketin arkasındakileri de düşünelim ve en çok bu konuda soru soralım. Atılan her adım önemli ama her zaman daha fazlasını, daha iyisini yapma gücümüz de var.

Bu yazıda çok da uzun tutmamak adına 3 kumaş türünü seçip ele aldım. Bunlara ek olarak başka sentetik ve doğal kumaşlar da yaygın kullanımlarına rağmen aslında kötü çevresel etkilere sahipler. Özellikle yün, ipek gibi doğal içerikli kumaşlar size daha iyi ve zararsız geliyor olabilir ancak bu konuda da net yargılardan kaçınmakta her zaman fayda var. Dahasını öğrenmek isteyenler için birkaç yazı önerisi bırakıyorum. Unutmayın, her zaman en sürdürülebilir seçenek az almak ve sahip olduklarınızı iyi kullanmaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s