Yeni Nesil Bir Tekstil Anlayışı: Streamateria

İyi şeyler sonsuza kadar sürmez.

Bir önceki yazımda, PUMA’nın Design to Fade projesini ele almıştım (okumak isterseniz tıklayıp ulaşabilirsiniz). Bu projede PUMA’nın birlikte çalıştığı bir oluşum da İsveç’ten bir tasarım stüdyosu ve onların ürettiği Streamateria idi. Üzerinde konuşulması gereken doğru bir vizyonla oldukça ilginç bir iş yapıyorlar ve bu yazıda ben de sizlere biraz onlardan bahsetmek istiyorum.

Streamateria Nerede Nasıl Ortaya Çıktı?

Sahip olunmaktan ziyade deneyimlenebilecek kısa ömürlü tekstil benzeri bir ürün olarak tanımlanan Streamateria, 2014 yılında Eril Lindvall ve Alexander Wolfe tarafından Guringo Design Studio’da tasarlandı. Vizyonlarını, giysilerin tüketimi için gıdaları tükettiğimiz gibi çalışan bir ekosistem tasarlamak olarak belirlemişler. İşe, değer zincirinin bittiği yerden başlıyor ve atıkları sürecin bir parçası olmaktan çıkarıp yerine besini koyuyorlar. Bu da şöyle aslında, döngüsel sistemde, doğada ömrü dolan şeylerin aslında başka kaynaklar için bir ham madde yaratıyor olması. Toprağa karışarak çürüyen yiyecek atıklarının aslında gübre görevi görmesi gibi. Zaten kullanım ömrü dolduğunda Streamateria kıyafetlerinizi bitkisel ev atıklarınızla beraber toprağa gömebilir ya da geri dönüşüme verebilirsiniz, zira doğada çözünebilecek şekilde ve yiyeceklerle aynı biyogaz potansiyeline sahip şekilde üretiliyor.

Peki Streamateria Nasıl Üretiliyor?

Streamateria, 3D yazıcılar kullanılarak ağ benzeri bir yapıda oluşturuluyor, biyoplastikle kaplanıyor ve sonunda tekstil benzeri bir materyal ortaya çıkıyor. Vücut ısısının düzenlenmesi, vücut onarımı, vücuda mineral katkısı yapılması gibi bedensel fonksiyonların kıyafet üretimine nasıl eklenebileceği meselelerini de tasarım sürecinde değerlendiriyorlar. Streamateria ile üretilen kıyafetler suyu emen maddeler içerdiği için giyen kişiyi serinletme etkisine de sahip oluyor. Ayrıca boyama işlemi için de kömür ya da bitkilerden elde edilen pigmentler gibi doğal yöntemleri kullanıyorlar ve burada da gübreye dönüşme hedefini gerçekleştirmeye çabalıyorlar. Önemli bir başka prensip de talebe göre ve lokal üretim yapmaları.

Atıksız döngüsel bir iş modeli fikri gerçekten tekstil ve hazır giyim gibi atık probleminin ciddi boyutlarda olduğu bir sektör için önemli bir vizyon. Özellikle polyester, naylon ve spandex gibi doğada çözünmesi zor olan sentetik materyallerin kullanıldığı spor giyimde Streamateria gibi kumaşların (benzeri) artması gerekli. Ancak burada çok farklı bir bakış açısı olduğunun da altını çizmek gerek. Sentetik materyallerin en büyük avantajlarından biri dayanıklı ve uzun ömürlü olması. Streamateria ise baştan size aldığınız ürünün sınırlı bir ömrü olacağını söylüyor. Peki ama bu kötü bir şey mi?

Bir şey alırken kullanım ömrünün uzun olmasını istemek oldukça makul bir istek gibi görünebilir ama bu çağın en büyük problemlerinden biri çok kısa süre kullanıp bir kenara attığımız eşyaların hala ömrü olması ve buna rağmen değerlendirilmemeleri. Yani evet bir atık sorunu var ve bunda bizim de uzun süre kullanılacak şekilde tasarlanmış şeyleri uzun süre kullanmamamız çok etkili. Streamateria’nın referans aldığı doğal döngüsel sistem ve yiyecekler üzerinden düşünürsek, bir gıdanın raf ömrünün uzaması koruyucu ve katkı maddelerine bağlı. Oysa en sağlıklı ve doğal gıdaların ömrü çok kısadır, hızlıca tüketir besininizi alırsınız. Belki de kıyafetlerimize de biraz böyle bakma zamanı gelmiştir.

Daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Streamateria ve Guringo Design Studio websitelerini de ziyaret edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s