Yavaş şiddet nedir ve ne kadar uzaktadır?

Yavaş şiddetle yavaş yavaş ve gözden uzakta olan, yarattığı yıkım zaman ve mekana bölünerek geç oluşan, çoğunlukla şiddet olarak bile görülmeyen aşındırıcı bir şiddet türünü kastediyorum.

Rob Nixon, 2011

Yukarıdaki tanımlamayı yapan Rob Nixon, 2011’de Yavaş Şiddet ve Yoksulların Çevreciliği adında bir kitap yayımladı. Kendisi sömürgecilik sonrası dönem, çevre çalışmaları, kültür ve edebiyat gibi alanlarda çalışan bir profesör. Antroposen temalı bir dersimde başka makalelerini de okuduğumuz Nixon’ın yavaş şiddet kavramı, bu kavramı oturtuğu kapsam bugün çevre çalışmalarına ırk, sınıf, cinsiyet gibi farklı kesişimsellikler üzerinden farklı yorumlar getirmeye olanak sağlıyor.

Şiddet, kültüre ve coğrafyaya bağlı olarak farklı şekillerde açıklanabilir. “Yapısal şiddet” kavramıyla tanınan Johan Galtung’a göre “kaçınılabilecek sorunlar şiddet değildir”. Ya da bir davranışı şiddetli olarak isimlendirmek için bazı özellikler gerektiği düşünülebilir: “vahşilik ve kasıt” gibi (Mukherjee, Barry, vd., 2011). Elbette böyle bir düşünceyi ortaya attığınızda muhtemelen neyin kaçınılabilir, neyin vahşi olduğu gibi sorulara da cevap vermeniz gerekir ve bir kez daha coğrafyanın tartışma içindeki yeri ortaya çıkar. Kaldı ki her şiddet içeren davranış yanlış bulunmaz, bazı durumlarda ödüllendirilebilir. Şimdilik bu tartışma yerine, Nixon’ın tanımlamasındaki başka bir şeye bakmak istiyorum. “gözden uzakta” lık.

“Gözden uzakta ama kime göre?” Bu soruyu ben sormadım. Rob Nixon yavaş şiddetin gözden uzakta yavaş yavaş yaşanması sebebiyle görülmediğini ve bunun da değişim talep eden güçlü bir halk ve medya baskısı oluşturmadığını söylüyor. Bunu elbette toplumsal adaletsizlikle ilişkilendiriyor ve daha dezavantajlıların bu şiddetten daha erken etkileneceğini söylüyor. Oldukça da haklı bir şey söylüyor. Ancak Thom Davies, bu kavramdan yola çıkarak zehirli coğrafyalar üzerine yazdığı bir makalesinde şu soruyu yöneltiyor: “gözden uzakta ama kime göre?” Bu makalede, Louisiana’dan Freetown adlı bir yerleşim yerini örnek olarak veriyor. Fabrika bacalarıyla çevrili, kanserli hasta sayısının oldukça yüksek olduğu ve siyahi nüfusun yoğun olduğu bir bölge.

Business Insider

O halde şunun farkına varmak gerekiyor. Bir sorunun bize görünmez olması, bizim avantajlı konumumuzdan kaynaklanıyor olabilir ve tam da bu yüzden kendi yerimizin farkında olarak tartışmaya katılmalıyız. Bunun farkında olmadığımız zaman, sorun bizi etkileyene kadar görünmez olabilir. Bu avantajlılık hali coğrafyanın etkisiyle fiziki uzaklıktan kaynaklanabileceği gibi etnik köken, inanç ya da cinsiyet gibi etkenlerden de kaynaklanabilir. Şu an bu yazıyı nerede okuduğunuza bağlı olarak atık problemi, özellikle de tekstil atığı sizin için görünür bir problem olmayabilir. Ancak Bangladeş’te yaşayan, evi bir tren yolunun yanında olan ve hayatta kalmak için her gün atık bataklıklarından plastik çatallar gibi işe yarayacak bir şeyler toplamak zorunda olan bir çocuk için bildiği en görünür gerçek olacaktır. Thom Davies’in sorduğu “görünmez ama kime göre?” sorusu burada yine sorulabilir.

Gezegenimiz yavaş yavaş daha zehirli bir yer haline geliyor, biz yapıyoruz bunu. Sanayi kimyasalları, gıda koruyucular ve tüm atık türleri hepsi zehirli maddeler tanımı içine dahil edilebilir. Bu yıkımın etkileri kimilerimize göre gözlerden uzak ve yavaş yavaş oluyor, kimilerimiz için çok daha görünür ve yıkıcı. Bu yıkım giderek daha fazla kişiyi etkileyecek ve kimsenin birbirine o kadar uzak olmadığı bir dünyada yıkıma kimse çok uzak değil.

Yukarıda bahsettiğim makalelere ulaşmak isterseniz:

  • Slow Violence and Toxic Geographies: “Out of Sight” to whom? – Thom Davies
  • Structural Violence: A Barrier to Achieving the Millennium Development Goals for Women – Joia S. Mukherjee, Donna J. Barry, Hind Satti, Maxi Raymonville, Sarah Marsh, and Mary Kay Smith-Fawz
  • Violence, peace, and peace research – Johan Galtung

Bir de belgesel önerisi: Tales by Light özellikle 3. sezonda ilk 2 bölüm Bangladeş’te geçiyor. Plastik çöpler toplayarak ailesine destek olan, atıklardan oluşmuş bataklıklar üzerinde her gün hayatını riske atan çocuklar görmek çevresel yıkım ve yavaş şiddet üzerine de düşündürüyor.

Atıklar ve Tehlikeli Maddelerin Kullanımı ve Yönetimine İlişkin BM Özel Raportörü’nün Raporu hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s