all i’m askin’ is for a little respect

Zara-Kapuzenpullover mit Aretha-Franklin-Songzitat: Respekt für wen?

Public Eye, Zara’nın sürdürülebilir koleksiyonundan seçtikleri bir sweatshirt üzerinden tedarik zincirinin tüm aşamalarındaki maliyetler ve ücretler üzerine bir inceleme yapmış. Tamamını çevirmesem de ele alınan yukarıdaki ürünün hikayesi aslında Türkiye’de başladığı için üzerine konuşmayı gerekli buluyorum. Olumsuz çalışma koşulları, düşük ücretler ve yasal olarak izin verilenden uzun çalışma sürelerine değinilen raporu ilk okuduğum sıralarda ülkemizde bir tekstil işçisi kadına, Meya Kara, patronu tarafından saldırıldı. Bir kez daha işçiye hakaretin meşru ama işçinin buna karşı direnmesi ve hakkını aramasının kabul edilemez bir davranış olduğunu görmüştük. Neyse ki direnç sonuç verdi ve patron özür dileyip gasp ettiği kıdem ve ihbar tazminatını ödeyeceğini söyledi. Buyrunuz.

Şimdi gelelim sweatshirt’ün hikayesine. Public Eye İsviçre merkezli ve bu araştırma için ülkede satılan Aretha Franlin’den esinle “R-E-S-P-E-C-T” (saygı) mottolu bir sweatshirt’ün izini sürmüşler. İsviçre’den önce İspanya’ya gelen ürün aslında Türkiye’de üretilmiş ve ipliklerin hammaddesi pamuk Hindistan’dan gelmiş. Bunları öğrenince İzmir’e kadar gelmişler ve çalışanlarla görüşmüşler. İncelenen sweatshirt’ü üreten Ege Bölgesi’nin en büyük hazır giyim tedarikçilerinden biri. Aslında üreten de değiller, çünkü onlar da alt tedarikçilere ürettiriyorlar.

Public Eye’ın amacı, Zara’nın belirlediği etiket fiyatının nasıl şekillendiğini araştırmak. Üretim sürecinin tüm adımları, son kargo ücretleri de baskı ücretleri de hesaba dahil edilerek yapılan incelemede çıkan sonuç şu: 26.66 € ‘ya satılan bir kapüşonlu (aynı ürünün fiyatı farklı ülkelerde farklı olduğu için ortalama alınmış) masraflar, vergiler, Zara mağaza çalışanlarının ücretleri düşülünce 4.20 € kâr getiriyor. Bitmiş haldeki bir kapüşonluya ödenen ise 7.76 €. Üretim sürecinde çalışan hiçbir işçi yaşam ücreti alamazken her kapüşonlu için 3.62 € bu işçilerin tümüne bu standartta bir ücret verebilmek için yeterli. Public Eye’ın araştırmasını fiyatlar bazında adım adım görmek isterseniz:

Public Eye’ın yaptığı görüşmelere göre İzmir ve Kayseri’deki fabrikalarda kayıtlı ve düzenli çalışan işçiler asgari ücret civarında maaşlar alıyor ve bu Temiz Giysi Kampanyası’nın belirlediği yaşam ücretinin -6,130 lira- yaklaşık üçte biri kadar bir miktar. Bunun yanında günlük olarak çalıştırılan, sigortasız çalıştırılanlar da var ki ürettikleri parça başına bir ödeme alıyorlar. Bir de çalışma saatleri meselesi var ki çok vahim. Fabrikalardan birinde işçiler, 8:30 – 19:00 arası ve 19:00 ve 8:30 arası olmak üzere iki vardiya halinde çalışıyorlar. Oysa bu 24 saat süren üretim döngüsü Zara’nın üst grubu Inditex’in davranış kurallarına aykırı olmakla beraber ülkemiz yasalarına da aykırı. Gece vardiyalarında yasal sınır ülkemizde 7,5 saat ancak bu verilere göre işçiler 12 saatlik bir gece vardiyasıyla çalışıyorlar, sadece iki molayla.

Araştırma bir kez daha gösteriyor ki Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe iyiye giden pek fazla bir şey yok. Görmeyince yaşanmadığını sandığımız birçok haksızlık olmaya devam ediyor ve kıyafetlerimizin beşeri bedeli tahmin ettiğimizden daha yüksek.

yine de, umutla,

mervitogy

Yazıda verilen tüm linkler:

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s