Koton’da Neler Oluyor?

Geçmişte, ünlü isimlere yüksek miktarlarda reklam ücretleri öderken işçilerine verdiği yemek ve yol parasından kesinti yaptığı için tepki çeken Koton, bugünlerde yine çalışanlarına yönelik tutumuyla gündemde.

Ne zaman hızlı modaya, en çok alışveriş yaptığımız avm markalarına dair konuşsam “Ama o dediklerin Bangladeş’te, Hindistan’da oluyor. Türkiye farklı. Ben etiketlere özellikle dikkat ediyorum zaten.” diyen biri çıkıyor. İstisnasız bu böyle. Sanki Bangladeş’te, Hindistan’da yapılınca ses çıkarmak zorunda değilmişiz gibi bunu diyenler ülkemizin kimi gerçeklerine gözleri kapalı oldukları için mi böyle düşünüyorlar, yoksa basitçe kolay yolu mu seçiyorlar bilmiyorum. Ancak söylemeliyim ki o işler hiç de öyle düşündüğünüz gibi değil.

Koton’u gündeme getiren haber de bazı işçilerini sosyal medya paylaşımlarını, beğenilerini gerekçe göstererek, tazminatsız olarak işten çıkarmış olması. Rahatsız olunan sosyal medya hesapları markanın ilkelerini ihlal ettiği, şirketi karalamaya çalıştığı için böyle bir karar alınmış.

Görünen bu geçersiz sebebin arkasında işçiler arasında büyüyen sendikalaşma faaliyetleri de var. Zaten yukarıda bahsedilen “kotoncalisanlar” hesabını inceleyince işçilerin türlü şikayetlerini ve sendikalara dair paylaşımlarını da görebilirsiniz. DİSK’in Ocak 2019 raporuna göre Türkiye’deki toplam 16 milyon 254 bin işçinin 14 milyon 395 bini herhangi bir sendikaya üye değil. Yani sendikalaşma oranı %11,4. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Temmuz 2019 verilerine göre ise Dokuma, Hazır Giyim ve Deri işkolunda çalışan 1,092,376 işçi var ve onların sadece 92,760’si sendika üyesi. Yani %11,7. Üstelik bu sayılar sadece kayıtlı çalışanlar üzerinden hesaplanıyor. Hazır giyimde çorap ütületmekten, etiket dikmeye kadar bir sürü adım evlerde ve kayıtdışı yaptırılıyor.

Sendikalaşma veba değildir, anayasal bir haktır ve taraf olduğumuz uluslararası düzenlemelerle (ki ulusal olanlardan daha bağlayıcıdır) de garanti altına alınmıştır. Tüm çalışanların insan onuruna yakışır bir işte çalışma hakları vardır, hem marka hem ülke düzeyinde büyüme ve kalkınma ancak böyle mümkün olabilir. Sanılanın aksine işçiye daha iyi şartlar ve yüksek ücret vermek her zaman kazançtan kayıp anlamına gelmez. Haklarını gasp etmek yerine Koton çalışanlarını dinlemeli, onlara çözüm sunmalıdır. Tedarik zincirindeki tüm işçilere hak ettiğini vermeden bu boykotun ve tepkinin bitmesini beklemeleri boşunadır.

#kotonişçileriyalnızdeğildir

Kaynaklar:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s